APM'den Haberler
24/08/2010 Amerika Türk Dernekleri Kurulu (Assembly of Turkish American Associations - ATAA) Başkanı Günay EVINCH (ÖVÜNÇ), 20 Ağustos Cuma günü derneğimize bir nezaket ziyaretinde bulunmuştur. Alt [ ... ] |
02/06/2010 Alternatif Politikalar Merkezi Başkanı Dr. Mahmut KOÇAK, 2-5 Haziran 2010 tarihleri arasında, İngiltere’nin başkenti Londra’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirecektir. Bu ziyaret s [ ... ] |
10/05/2010 T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından 06 Mayıs 2010’da, 26 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen “Asya’nın Kalbi’nde Dostluk ve İşbirliği için İstanbul Zirvesi” n [ ... ] |
| Diger Haberler |
Son Yayınlar
Bilgi Merkezi - Başlıklar
APM video
| İbni Haldun Hayatı ve Eserleri Üzerine Düşünceler |
|
|
|
| Yayınlar |
| Perşembe, 24 Aralık 2009 18:56 |
|
Prof. Dr. Fuat ANDIÇ , Prof. Dr. Süphan ANDIÇ ve Prof.Dr. Mustafa KOÇAK'ın Kaleminden , APM'in yeni kitabı çıktı!
SUNUŞ Alternatif Politikalar Merkezi altıncı yılına daha güçlü olarak giriyor. Geçen yıllardaki tecrübelerimiz bize bir çok öğretirken; sivil toplum kuruluşlarının önümüzdeki yıllarda iç ve dış siyasette çok daha etkin bir yere sahip olacaklarına ve tesirlerinin giderek artacağına olan inancımızı pekiştirdi. Gerçekten bütün dünyada sivil toplum kuruluşları, siyasete yön veren devletler üstü kuruluşlarla ve önemli devletlerle her geçen gün daha da artan bir çalışma temposuna birlikte girmektedir. NATO Genel Sekreteri; Anders Fogh Rasmussen’in göreve gelişinin akabinde sivil toplum kuruluşlarının önemine atıfta bulunması ve yine ABD Dış İşleri Bakanı Hillary Clinton’un yeni ABD hükümetinin, bu kuruluşlarla daha sıkı bir işbirliğine gidileceğini açık olarak ifade etmesi bunun en yakın örneğidir. Hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelerde sivil toplum kuruluşlarının iktisadî, sosyal ve kültürel alanlarda yapa geldiği hizmetler gözle görülür, elle tutulur bir hal almıştır. Alternatif Politikalar Merkezi bir sivil toplum kuruluşu olarak anılan sahalarda Türkiye’de hizmet verme ve bu hizmeti her geçen gün daha da arttırma azim ve kararlılığındadır. Bu çerçevede tarihe mal olmuş ve dünya kültürüne büyük katkılar sağlamış bulunan düşünür ve yazarları ülkemize tanıtma çabası içerisindedir. Türk okuyucusuna sunduğumuz, “İbni Haldun, Hayatı ve Eserleri Üzerine Düşünceler” adlı kitap bu çabanın bir sonucudur. İbni Haldun ondördüncü yüzyılda yaşamış bir sosyal bilimcidir. Avrupa’nın böyle bir sosyal bilimcinin gelmesini çok daha uzun yıllar beklediğini biliyoruz. İbni Haldun, kendisine yabancı olan çevrelere “Doğu’nun Machivelli’si / Montesquieu’sü” olarak takdim edilir. Bu Avrupa-merkezci takdim, İbni Haldun’u yücelttiği gibi, göreli olarak onu küçümsemektedir de. Çünkü aksini söylemek, yani Machievelli / Montesquieu için “Batı’nın İbni Haldunları” demek de pekâlâ mümkündür. Bu iki takdim, anılan düşünürlere nereden baktığınız ile alakalıdır. Bu bağlamda birinci takdim, bir Batılı için kabul edilebilir bir tanımdır. Ancak bunun bir Doğulu tarafından kullanılması trajik ve fakat somut gerçekliği yansıtan bir durumdur. Öncelikle trajiktir; çünkü Batı toplumları, bünyesinden çıkarttığı düşünürlere önem vermektedirler. Onlar her bir filozofunu, kendi içinde belli bir tutarlılığı olan düşünce zincirinin vazgeçilmez bir halkası olarak görür ve sahiplenirler ve doğrusu da budur. Bu, gelişmişliğin arka planında yatan önemli faktörlerden birisidir. Buna karşı Doğu toplumlarına kalan ise, kendi gerçekliğini dahi Batı’dan kopyalayarak almaktır. Temelindeki neden veya nedenler ne olursa olsun, bu üstelik aslının kötü bir kopyasıdır da. İkinci olarak somut bir geçekliği yansıtmaktadır. Çünkü İbni Haldun, her ne kadar Osmanlı-Türk münevveri ile Şeyhülislâm Pirizade Mehmet Sahib Efendi’nin Mukaddime çevirisiyle onsekizinci yüzyılın ortalarında tanışmışsa da, Türkiye’nin aydınları tarafından daha çok yakın bir geçmişte, Batılı kaynaklar vasıtasıyla, zoraki biçimde tanınmaya ve tanındığı ölçüde şaşırtmaya başlamıştır. Görülmüştür ki, İbni Haldun, tarih felsefesi ve sosyoloji biliminin temelini atan, bunu da yaşadığı toplumun dinamiklerine yaslanarak yapan düşünürlerden birisidir. Hatta öyle ki düşünürün, laiklik, evrim vb. gibi güncel tartışmalara ilişkin olarak bile, bu topraklardan çıkan bir cevabı vardır. Ancak buna rağmen İbni Haldun, hala hak ettiği ilgiye kavuşamamıştır. Bu iki sorunlu noktadan hareketle ve bilinçli bir tercihle İbni Haldun üzerine yazılmış elinizdeki özgün eseri okuyucu ile buluşturduk. Gerçekten İbni Haldun ismi Alternatif Politikalar Merkezi için bilinçli bir tercihti. Çünkü içinde yaşadığımız toplumun değer ve düşüncelerini çok önemsiyor ve kötü bir kopyacılıktansa, kendi gerçeğimizle geleceği kucaklamamız gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle anılan eserin inancımızı paylaşan her kesimden herkese yararlı olmasını umuyoruz. Son olarak Alternatif Politikalar Merkezi, İbni Haldun gibi çok önemli bir ilim adamı üzerine yazılan özgün yazıların toplandığı bu eser için üç kıymetli profesöre; maliye alanında dünya ölçeğinde otorite olan Süphan Andıç, Fuat Andıç’a ve kamu hukuku profesörü Mustafa Koçak’a teşekkür borçludur. Kitabın Türk okuyucusuna faydalı olacağına ve bu alanda yeni ufuklar açacağına inanıyoruz. Dr.Mahmut KOÇAK
“(…)Toplumsal yaşam insanın bireysel kararına bırakılmış bir “tercih” sorunu değil, ortada başka bir seçeneğin bulunmadığı bir “zorunluluk”tur…”
|






Alternatif Politikalar Merkezi Başkan'ı Dr. Mahmut KOÇAK'ın kitabın birinci basımı için kaleme aldığı SUNUŞ yazısını ve kitabın bazı bölümlerinden yapılmış alıntıları aşağıda bulabilirsiniz.