APM ?
News from the CAP
Latest Interviews
news-menu
APM video
| A Succes Of an Academic, DAVUTOGLU |
|
|
|
| Interviews |
| Thursday, 06 August 2009 11:02 |
|
Akademik hayattan hiçbir zaman uzaklaşmak istemeyen bir kişi olarak gerek akademik hayatta, gerekse gizli dış işleri bakanlığından resmi görevine uzanan süreçte, diplomasi hayatında, adından sık sık söz ettiren Davutoğlu; Göreve geldiği günden bu yana:Lübnan, Sırbistan, Karadağ, Lüksemburg, Berlin, Newyork, Moskova, Romanya, Pakistan, Afganistan, ABD, Azerbeycan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi Türk dış politikasında kritik öneme sahip ülkere çeşitli ziyaretlerde bulunarak; Brleşilk Krallık dış işleri bakanı, Bosna Hersek dış işleri bakanı, Finlandiya dış işleri bakanı, Vietnam dış işleri bakanı, Nato Genel Sekreteri gibi bir çok üst düzey bakanı makamında ağırladı. İngiliz Economist dergisinin; "akıllı, ahlaklı, dini bütün bir müslüman ve cumhuriyet tarihinin en etkin dışişleri bakanlarından biri.'' Olarak tanımladığı davutoğlu komşuları ile problem yaşamayan, Balkanlar, Güney Kafkaslar ve Ortadoğu başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve kültürel bir nüfuz alanı oluşturmuş Türkiye’nin; bölgesel güç ve sonrasında küresel güç olma noktasında hedefine ulaşarak, çekici bir konuma geleceğine inanıyor. Afganistandaki durum, Rusya –Enerji ilişkileri, Terörizm, İsrail - Filistin çatışması, İran ve Iraktaki gelişmeler, Kıbrıs çalışmaları, Ermenistan – Azerbeycan – Türkiye ilişkileri, gibi uluslar arası gündemde yer alan bir çok problemin, çözüme kavuşması için temaslarına ara vermeden devam eden Davutoğlu, göreve geldiğinden bu yana izlediği hassas diplomasi manevraları ile şimdiden Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en etkin dışişleri bakanlarından biri olmaya yakın konumdadır. Türk dış politikasının temel hedefini; "düzen kurucu bir ülke olarak , küresel ve bölgesel anlamda etkin aktörlerin arasında ciddi katkı sağlayan ülkeler arasında bulunması" olarak açıklayan , Türk kamuoyunu tüm bu hedefler doğrultusunda bir çok farklı terimle tanıştıran Davutoğlu, eserlerinden en önemlisi olarak görülen ve kimilerine göre kendisine dış işleri bakanlığının kapısını aralayan “Stratejik Derinlik / Türkiye'nin Uluslararası Konumu” adlı eserinin ön sözünde Türkiye’nin stratejik önemini şu şözleriyle belirtmektedir. "Türkiye'ye çevreleyen yakın kara, yakın Deniz ve yakın kıta havzaları, coğrafi olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk Savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslar arası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan Türkiye'nin stratejik derinliğinin yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta bağlantıları ile yeniden tanımlanması ve bu derinliğin jeopolitik, jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarının dış politika parametreleri olarak kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Modernite Avrupa-Merkezli bir tarihi sürecin eseriydi; küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsunlar taşımaktadır. Tarihi birkimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte Türkiye tarihi derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafi derlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Staretejik açıdan mihver bir ülke olan Türkiye, bu sorumluluklarının gereğini yerine getirmesi durumunda, yeni dengelerin oluşacağı daha istikrarlı uluslar arası konjonktüre daha uygun şartlarda giren merkez bir ülke konumu kazanacaktır." Salim EZER APM |






1959 yılında Konya/Taşkent'te doğan, Ortaöğretimini İstanbul Erkek Lisesi'nde Lisans öğrenimini; Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun olarak tamamlayan ve yine Aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde de doktorasını tamamlayarak 1990-1995 yılları arasında yurtdışında görev yapan Davutoğlu, Dönüşünde 1996-1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi'nde çalışıp 1993'te doçent, 1999'da profesör oldu.