APM ?
News from the CAP
Yorum Farkı - Son Yazılar
news-menu
APM video
| Fas Üzerine Bir İnceleme |
|
|
|
| Opinion Pool | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Friday, 11 March 2011 10:45 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
There are no translations available.
FAS’TA YOKSULLUK Fas son 10 yılda yoksulluğu azaltmada oldukça önemli bir yol almış; %16’lık yoksulluk oranını son 10 yılda %9’a indirmiştir. 32 milyonluk bir ülke için önemli olan bu ilerleme Fas’ı incelemeye değer bir ülke yapmıştır. Ülkede, yoksulluğun azalmasının altında yatan birçok unsurdan bahsedilebilir. Bunların başında son 30 yıl içerisindeki doğurganlık oranının %5,5’ten, %2,3’e düşmesi geliyor. Bu da, hane halkı ve kamu harcamalarında rahatlamayı sağlamış ve altyapıya yatırımı artırmıştır. Ayrıca enflasyonu kontrol altında tutmak ve ekonomik istikrarı muhafaza etmek Fas’a 1990’lardan beri elde edemediği ekonomik büyümeyi getirmiştir. İçme suyu arzının artırılması, elektrik ağlarının ve yol ağlarının genişletilmesi gibi, tüm refahı artıracak temel altyapılara yatırım yapılmıştır. Bu altyapıya ilişkin kamu yatırımları, geniş kapsamlı mali reformlara dayanan istikrarlı vergi gelirleri ve akılcı kullanılmış özelleştirme gelirleri ile mümkün olmuştur. Son yıllarda genişleyen banka kredileri ve mikro kredilerle, bireyler ve firmalar üzerindeki likidite sınırlamaların kaldırılması amaçlamış; bu durum, küçük ve uzak köylerdeki kırsal yoksulluğun azalmasını sağlamıştır. Göçmen olarak Fas’tan ayrılanların, ülkelerindeki bölgelerine katkıda bulunmak amacıyla destek verdikleri sosyoekonomik projeler de, para transferleri ile yoksulluğun azaltılmasında önemli rol oynamıştır. Sivil toplum örgütlerinin yerel kalkınmaya aktif olarak katılması da ülke yoksulluğun azalmasında önemli unsurlardan biri olmuştur. Bütün bu gelişmeler Fas’ta yoksulluğu azalmıştır. Fakat Fas, hala birçok sorunla karşı karşıya gelmektedir. Eşitsizlik, ekonomik büyümedeki değişkenlik ve okuma-yazma oranındaki düşüklük ülkede varlığını hala sürdürmektedir. Devletin merkeziyetçi politikaları sivil toplumun etkinliğinin sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Fas’ın yapması gereken, yakaladığı olumlu gelişmeyi sürdürmek ve hala karşı karşıya olduğu bu sorunların da üstesinden gelmektir. Bunu için ise Fas, beşeri sermayesini okuma-yazma oranını yükseltmeye yöneltmeli; kademeli vergiler ve daha iyi yönetilmiş kamu harcamalarıyla eşitsizlikleri azaltmak için girişimlerde bulunmalıdır. Ayrıca ekonominin liberalleştirilmesi ile resmi olmayan girişimcilerin resmi ekonomiye geçişleri sağlamalıdır. Politik ve mali merkezileştirmelerden uzaklaşmak, seçilmiş yerel belediyelerin ve sivil toplumun etkinliğini artırmak, Fas’ın stratejisini tekrar kurgularken izlemesi gereken politikalardır. High Commission for Planning (HCP) raporlarından yararlanılmıştır.
TÜRKİYE-FAS EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİ
Dış Ticaret ve Yatırımlar
Ülkemiz ile Fas arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde son yıllarda gözle görülür bir gelişme kaydedilmiştir. 1 Ocak 2006'da yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması'nın da etkisiyle, küresel ekonomik krizin etkisinin görüldüğü 2008 yılı haricinde, iki ülke arasındaki ticaret hacminde istikrarlı bir artış görülmüştür. 2009 yılında Fas’la ikili ticaret hacmimiz 835 milyon Dolar civarında, 2010 yılında 1 milyar Dolar civarında gerçekleşmiştir. 2015 yılında gümrük tarifelerin tamamen kaldırılacağı göz önünde bulundurulduğunda ticaret hacmindeki ivmenin artarak devam edeceği öngörülmektedir.
Türkiye-Fas İkili Ticaret İstatistikleri (000$):
Diğer yandan, Fas'ta yatırım yapan Türk firmalarının da sayısı artmaktadır. Fas'ta son dönemde artan büyük altyapı ve ulaştırma projelerinin önemli bir bölümü Türk müteahhitlik firmaları tarafından gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, çeşitli sektörlerdeki Türk firmalarının yatırımlarının toplam değeri 1,4 milyar doları aşmıştır.
Turizm, iki ülke arasında gelişme gösteren sektörlerden biridir. Fas ile ülkemiz arasında vize uygulaması olmaması karşılıklı seyahatleri olumlu etkileyen bir unsurdur. THY ve Fas Kraliyet Havayollarının, Mart 2005’ten beri ortaklaşa olarak haftada 5 gün Kazablanka-İstanbul doğrudan seferleri bulunmaktadır.
İkili işbirliği mekanizmaları Karma Ekonomik Komisyonu ve İş Konseyi Toplantıları iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliği mekanizmalarıdır. KEK 8. Dönem Toplantısı, İş Konseyi Toplantısıyla eşzamanlı olarak, 5-7 Nisan 2004 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Yasal zemin
Ekonomik, Bilimsel ve Teknik İşbirliği Anlaşması (1984), Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (1997), Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması (2004) ve Serbest Ticaret Anlaşması (2004) iki ülke ekonomik ilişkilerinin hukuki çerçevesini oluşturmaktadır. Kaynak: Dışişleri Bakanlığı Genel olarak bakıldığında iyiye giden Fas ekonomisi, bölgesindeki diğer ülkelerle kıyaslandığında, %5’lik ekonomik büyüme ve %2’lerde tutulan enflasyon oranıyla dikkat çekiyor. 1993’ten beri özelleştirme politikaları izleyen Fas, serbest ticaret antlaşmalarıyla da ekonomisini güçlendirmeye ve yoksulluğu azaltmaya çalışıyor. Bu bağlamda Akdeniz’deki siyasal istikrarı ekonomik gelişmeyle olanaklı kılmaya çalışan bir politikayla 1995 tarihinde, 12 Akdeniz ülkesinin (Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Kıbrıs, İsrail, Ürdün, Lübnan, Türkiye, Filistin Otoritesi, Suriye ve Malta) ve AB üye devletlerinin katılımıyla, Avrupa Birliğinin İspanyol başkanlığı sırasında, Barselona’da bir konferans gerçekleştirilmiştir. Barcelona sürecinin temel taşlarından olan Akdeniz’de bir serbest ticaret bölgesi oluşturulması 2007 yılında yürürlüğe giren Tunus, Ürdün, Fas ve Mısır ile imzalanan Agadir Anlaşması ile de onaylanmıştır. Sonuç olarak, Fas ile Avrupa Birliği (AB) arasında yürürlüğe giren Ortaklık Anlaşması ve Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Alanı’nın kurulmasını öngören Barselona Deklarasyonu, Fas ekonomisini canlandırdı ve buna ek olarak bu süreçlerde Fas’ta doğurganlık oranının azalması, kamu harcamalarının alt yapıya yönlendirilmesi ve para transferleri, ülkede devam eden eşitsizlik ve eğitim sorunlarına rağmen, Fas’ı yoksullukla mücadele ve dış ticarette önemli bir ülke yapmıştır. Fakat Fas yakaladığı bu ekonomik gelişmelerin yanında, demokratikleşme sürecini görmezden gelmemeli; Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da krizlerin yaşandığı bu dönemde, siyasi reformlara ağırlık vermelidir. Bölgedeki isyanlar sonucu Fas kralı Muhammed’in reform açıklamaları yapmış; reformların bağımsız yargıyı, meclisin ve siyasi partilerin gücünün artırılmasını ve yerel yetkililerin daha fazla güçlendirilmesi için yerelleşmeyi kapsayacağını söylemiş; hazırlanacak yeni anayasada insan hakları ve özgürlüklerin korunmasının da garanti altına alınacağını belirtmiştir. Avrupa’nın hemen güneyinde olan Fas; Avrupa’nın izlediği, önem verdiği ve turizm gelirleriyle desteklediği bir ülke. Bu nedenle dış ticarette önemli olan Fas, bölgedeki isyanlardan daha az etkilense bile siyasi reformlara öncelik vermelidir çünkü azalan yoksulluk, eşitsizliği ve eğitimdeki sorunları gidermemiştir. Alternatif Politikalar Merkezi
|





